Ülkemizde Kalabalıktan Uzakta Yer Alan Eşsiz Rotalar

Ülkemizde Kalabalıktan Uzakta Yer Alan Eşsiz Rotalar

Ülkemizde birbirinden güzel rotalar ve içinde kaybolunacak türden olağanüstü duraklar mevcut. Yeşil ve mavinin buluştuğu nefes kesen koylar, büyülü ormanlar, geçmişin izini sürebileceğin antik kentler ve ilham verici kamp güzergahları…

Ülkemizde yer alan gezi rotaları bu türde göz alan ve ışıldayan küçük yeryüzü cennetleri ile dolu. Fakat bu gezi rotalarından bazıları “hidden gems” tarzında bölgeler, yani gizli mücevher niteliğinde az bilinen tatil yerleri. Turistik yerlerin aksine daha az bilinen bu gizemli ve masalsı duraklar, farklı maceralara kapı açacak türden güzergahlar. Ayrıca belirtmekte fayda var, “hidden gems” kavramı yükselen bir trend. Bu sebeple bu yazımızda ülkemizde az bilinen güzelliklerini anlatacağız ve seni en güzel manzaralara doğru götüreceğiz. Haydi şimdi, büyülü yerlere doğru yola çıkalım; ama öncelikle şu “hidden gem” kavramını biraz daha açalım. 

Hidden Gems Nedir: Saklı Güzellikler 

“Hidden gems” ya da Türkçesiyle “gizli mücevherler” çoğu insanın bilmediği olağanüstü güzellikteki yerleri anlatmak için kullanılan bir ifade. Son yıllarda özellikle yurt dışı güzergahlarında karşımıza çıkan bu kavram, artık Türkiye’deki gezi rotalarında da kendisini gösteriyor. Saklı güzellikleri ve görece daha az bilinen rotaları anlatmak için kullanılan bu kavram, ülkemizde bulunan bazı yeryüzü cennetleri ile de doğrudan örtüşüyor. Ancak belirtmekte fayda var; güzel bir doğaya ya da berrak bir denize sahip olan her yer “hidden gems” olarak kabul görmüyor. Anlayacağın, bir yerin hidden gem olabilmesi için bazı şartlar var. İlk olarak doğal bir güzelliğe sahip olmalı. İnsan eliyle inşa edilmiş olmamalı ve yeşil ile maviyi buluşturmalı. Diğer bir önemli konu ise kalabalık olmaması. Aslında bu kavram, yeşil seyahat ve ekoturizm ile de bağlantılı. Dünya miraslarını ve insanlığa dair önemli kültürel varlıkları etkileyen overtourism yani “aşırı turizm” nedeniyle son yıllarda doğal çevreyi, yaban hayatını ve yerel halkın kültürünü korumaya yönelik “sorumlu” bir seyahat şekli gelişti. İşte, hidden gem de bu trendler doğrultusunda ortaya çıkmış bir kavram. Zaten pandemi koşullarını ve sosyal izolasyon kurallarını da göz önünde bulundurunca tenha doğal güzergahları tercih etmek hayli yerinde. Hidden gem kavramını anlattığımıza göre ülkemizde az bilinen güzelliklere geçebiliriz. Haydi, sihirli ve saklı güzelliklere doğru yol alalım. 

Borçka: Tarihi ve Büyülü Bir Bölge 

Borçka, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bulunan büyülü bir yer. Konumu itibarıyla Artvin ile Hopa arasında yer alan Borçka, Artvin’e bağlı. Karadeniz’in güzel köylerinin iç içe geçtiği Borçka, aynı zamanda ülkemizin en özel göllerinden birisi olan Karagöl’e de ev sahipliği yapıyor. Bir zamanlar İngilizlerin, Rusların ve Gürcülerin hakimiyeti altında kalmış olan bu bölge, 1921 yılı itibarıyla Osmanlı toprağı haline gelmiş. O zamandan beri de Türkiye sınırları içerisinde yer alıyor. Çoruh Nehri’nin yardığı vadideki sarp bir arazi üzerine kurulmuş olan bölgenin çevresi de yemyeşil ormanlarla ve dağlarla kaplı. Yani burası şehir hayatından ve kalabalıktan uzaklaşmak için biçilmiş kaftan. Ayrıca enfes yöresel lezzetlere sahip olan bölgenin Karakovan balı da dillere destan. Göz alan bir doğaya ve yemyeşil ormanlık arazilere sahip olan Borçka’ya gelerek kendini doğanın kalbinde hissedebilirsin. Hatırlatmakta da fayda var; burası kamp yapmak için de son derece uygun bir bölge. O yüzden aklında olsun, kamp malzemelerini de yanında götürebilirsin. Artvin merkeze 30 km uzaklıkta bulunan bölgeye ulaşmanın en kolay yolu ise öncelikle Trabzon’a uçmak ve oradan aktarma yapmak. 

Faralya Köyü: Yemyeşil Bir Durak 

Faralya; denizden 440 metre yükseklikte bulunan benzersiz bir köy. Diğer adı Uzunyurt olan yerleşim yeri, Fethiye’ye bağlı. Fethiye’ye 25 km, Ölüdeniz’e ise 10 km uzaklıkta bulunan bu eşsiz cennet; Hisar, Orta ve Kabak olmak üzere 3 mahalleden meydana geliyor. Yeşil seyahat denilince de akıllara gelen bir güzergah olan Faralya; sırtını Baba Dağı’na yaslamış, yüzünü ise Akdeniz’e dönmüş bir köy. Denizi yukarıdan kesen panoramik manzarası ile nefes kesen bölge, özellikle doğa tutkunu gezginler için eşsiz bir rota. Tarihi Likya Yolu üzerinde yer alan Faralya, aynı zamanda Kabak Koyu’na da oldukça yakın. Ayrıca bilmeyenler için belirtmekte yarar var; Kabak Koyu da ülkemizdeki bir başka saklı cennet. Sarp yamaçlarla çevrili bir vadiye konumlanan Kabak Koyu’nun göz alan güzellikte bir plajı var. Koyun her köşesinde de tarihi değerler yer alıyor. Buradaki ormanın iç taraflarında ise saklı akarsular ve şelaleler bulunuyor. Anlayacağın, bölge “hidden gem” kavramının karşılığını sonuna kadar veriyor. Denize meyilli bir yamaçta, kızılçam ormanları içine kurulmuş Faralya; huzur ve sakinlik arayanlar için muazzam bir yer. Ayrıca bölgenin bir kamp cenneti olduğunu da söylemek lazım! Bölgeye ulaşmanın en kolay yolu ise öncelikle Dalaman’a uçmak ve buradan aktarma yapmak. 

Bördübet Koyu: Marmaris’in Cennet Köşesi 

Bördübet Koyu, Marmaris’in kuzeybatısında yer alan ve çam ormanları ile kaplı muhteşem bir köşe. Bulunduğu bölgenin en bakir ve en sakin koylarından birisi olan Bördübet, deniz ile ormanın kesiştiği, mavi ile yeşilin dans ettiği bir rota. Bördübet ismi de 1. Dünya Savaşı zamanından kalma. Savaş zamanı koya sığınan İngiliz gemileri burayı tanımlamak için “Birds Bed” yani “Kuşların Yatağı” diyormuş. Bördübet ismi de bu şekilde türemiş. Orman ile denizin kesiştiği çok güzel bir noktada yer alan koy, denizden iç taraflara doğru yaklaşık 600 metre uzunluğunda bir de dereye sahip. Bu görüntüsü ile Amazon Ormanlarını anımsatan Bördübet, bu yönü ile de çok özel. Yaz aylarında farklı bir güzelliğe sahip olan bölgeye geldiğinde kano ve rüzgar sörfü gibi çeşitli su sporları yapabiliyorsun. Marmaris’te mutlaka görülmesi gereken bir nokta olan Bördübet’e ulaşmanın en kolay yolu ise Dalaman’a uçmak ve oradan aktarma yapmak. 

Gömbe Yaylası: Toroslara Doğru 

Gömbe Yaylası; Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı. Denizden yaklaşık 1200 metre yükseklikte bulunan Gömbe Yaylası, konumlandığı bölgeye hayat veren su kaynaklarının fışkırdığı özel bir noktada yer alıyor. Ülkemiz’de önemli elma üretim merkezlerinden de biri olan yaylanın yukarı taraflarında gizli şelaleler ve su kaynakları bulunuyor. Yeşilgöl ve Uçarsu ismindeki kaynaklardan fışkıran sular, Çayboğazı Barajı’nda toplanıyor. Toros Dağlarının üzerinde kendini dinlemek ve eşsiz manzaralara tanıklık etmek istersen Gömbe Yaylası tam sana göre bir yer. Ayrıca bölgenin kebabı da hayli meşhur, bizden söylemesi. Gömbe Yaylası’na gitmenin en kolay yolu ise öncelikle Antalya’ya uçmak ve buradan aktarma yapmak. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir